AD64B661-062E-4737-A065-228CFC6564E5

Nihat Veli Yüce

Seçimler sistemin en gerici, en bağnaz, en faşist bloğunu geriletmede önemli dönüm noktası oldu. Geriletti ve çözülme sürecini başlattı, çözülmenin hızı bundan sonraki doğru konumlanma ve mücadeleyle mümkündür. Kimi tarihsel süreçler başat gericiliğe karşı, kötünün iyisiyle birlikte ortak tavır almayı zorunlu hale getirir. Demokrasi sorunlarının bir bölümünün kısmen çözümünü sağlayacak adımları, tıkanıklığın zirve yaptığı koşullarda atabilmek önemli taktik bir hamledir. Değeride büyüktür. Bu seçimlerle tıkanıklığın önü açılmış, gerici-faşist blok geriletilmiştir. Yasal zeminde sürdürülen mücadelede, şimdi yedeklenmeden, yedeğe düşmeden çözüm odaklı projelerle, halk muhalefetinin yönünü doğru belirleyecek taktik muharebenin ikinci aşamasına geçilmiştir. Bilinirki sistem krizini aşamadığında, halk muhalefetini kontrol edebilecek yedek güçleri devreye sokar. CHP sistem açısından muhalefeti kontrol edip sistemin hizmetine koşacak yedek güçtür. Sistemin stratejik partilerinden biridir. CHP ile uzun soluklu yürüyebilmek bu nedenle mümkün değildir. Tarihin zorunlu bir momentinde ortaya çıkmış zorunlu taktik bir birlikte yürüme durumudur. Demokrasi sorunlarının başında gelen kürt sorununun adil ve barışçıl çözümü ve diğer demokrasi sorunlarına karşı alacağı tutum bu taktik birlikteliğin geleceğini şekillendirecektir.

HDP ve bileşenleri seçimlerde doğru taktik konumlanma ile okun sivri ucunu saray gerici faşist bloğuna yönelterek, gerici faşist bloğu sandığa gömmede tarihi bir rol oynadılar. CHP ve İYİ Parti’nin yer aldığı ittifağı dışarıdan destekleyerek, bu tarihsel momentte iktidar gücünü elinde bulunduran gerici-faşist saray bloğunu geriletmek ve parçalanmasına giden yolu hızlandırmak doğru ve yerinde bir taktikti, başarılıda olundu. Taktik bir muharebeydi ve kazanıldı. Şimdi mesele bunu stratejik kazanıma dönüştürebilmektir. Diğer yandan CHP’nin önünde iki yol vardır. Birinci yol, sarayın çözümsüzlük projesine eklemlenmektir. İkinci yol ise saray rejiminide çözüme zorlayarak kürt meselesinin çözümünü hızlandırmaktır. HDP ve bileşenleri çözüm odaklı 3. Yolu temsil etmektedirler. Bunda ısrara devam etmelidirler ve CHP’nin saray rejimiyle uzlaşarak halk muhalefetine karşı konumlanma ve top yekün karşı saldırı olasılığını görerek buna uygun mevzilenmelidir. Böylesi bir tablo karşısında, kimi çevrelerin ptatik bir değeri olmayan biz demedikmi saldırılarına aldırmadan yürümelidir.

Pratik alanda bir değer ortaya koyma kavrayışı ve becerisinden uzak olan, yaşamsal pratiğe dönüşmeyen, toplumsal hayatı dönüştürmeyen, gerçeklik algısını yitirmiş ve miadını doldurmuş olan 3. Enternasyonalin devamcısı örgüt ve partilerin soyut strateji eksenli laf kalabalığı ile ortaya koydukları kötü örneklerde meselenin ayrı bir boyutudur. Bu eleştirilerin pratik bir değeri yoktur.

Taktik muharebeler bazen bir sürecin kazanılması, bazen tek bir muharebenin kazanılması üzerine inşa edilir. Bu taktik kazanımlar, stratejik kazanımlara giden uzun erimli yolun köşe taşlarını döşerler. Toplumsal hayatı, küçükten büyüğe, basitten karmaşığa doğru, adım adım dönüştürerek, stratejik kazanıma giden yolun kanallarını açar. Pratiğe hizmet etmeyen, pratik mücadele evrelerinin önünü açmayan, buralardan beslenerek daha üst düzeyde teorileşip, tekrar toplumsal pratiğin hizmetine koşulmayan soyut stratejik belirlemelerle yetinen anlayışlar, yaşamın devinimine yenik düşerler.

Teorinin pratik yaşamı dönüştüren, bu pratik içinde sınanıp, eksikliklerinin görülerek, daha doğru bir teoriye dönüşmesinin en önemli ölçütü pratiktir. Toplumsal sorunların çözümü, toplumsal pratiğin mecrasında denenmiş, sınanmış teorilerin ışığıyla aydınlanır. Pratiğin hizmetinde olmayan, soyut stratejik belirlemelerle yetinen ve kaba tekrarlardan öteye gitmeyen teoriler zamanla birer doğma haline gelir. Retorikten öteye geçmez. Gerçeklik algısını yitiren anlayışların, teorik belirlemeleri yaşamla birleşemez. Retorikten öteye geçmez. Özcesi anlamlı içerikten, özden yoksun ajitatif söylem sanatı tek baskın anlayış halini alır.

Değiştirme işi, tanıma ve yapma işidir. Tanımıyorsan değiştiremezsin. Maddenin yapısını, özelliklerini bilmiyorsan, o maddeye istediğin şekli veremezsin. Maddeye istediğin şekli verebilmen için, maddenin niteliğini, iç çelişkilerini ve dış etkilerin madde üzerinde yol açacağı olası değişiklikleri bütün yönleriyle bilmek zorundasın. Süreç bununla bitmiyor, hangi yöntem ve araçlarla doğru şekli, istenen en doğru sonucu elde edeceğini bütün boyutları ile bilmek zorundasın. Buda yetmez uygulama alanına geçtiğinde, karşılaşacağın pratik sorunları aşmak için bilgilerini ve pratik adımlarını tekrar, tekrar gözden geçirerek en doğru sonucu elde etmek için gerekli bütün koşulları yerine getirmek zorundasın. Teorim yanılmaz doğruluktadır, sadece pratiğim yanlış diye bakar aynı yöntemleri defalarca uygular ve sonuç alamazsan, teorini gözden geçirmek zorundasın. Aynı yöntemle farklı sonuçlar elde edemezsin. Ya teorinde, yada sorunu çözme yönteminde ve pratiğinde sorun vardır. Bunu bulmak zorundasın. Bulamazsan başaramazsın. Bilme ve yapma işinde başarı böyle ortaya çıkar. Kapitalist-emperyalist sistemin ekonomik, siyasal, kültürel, askeri, psikolojik konumlanmasını, çelişkilerini, değişimlerini bilmiyorsan, tanımıyorsan, değiştiremezsin.

Toplumsal sorunların çözümünde insan işin öznesidir. İnsan nesne durumuna düşürülürse, özne olma rolü eksik kalır ve başarısızlık kaçınılmaz olur. Özne bir nitelik sahibi olmak zorundadır. Nitelik yoksa nesne olmaktan kurtulamaz. Siz güçlü bir gong sesi beklerken, duyacağınız ses, tiz teneke sesi olur. Kitlelerin basit bir araç, bir nesne olarak, onaylaycılar kalabalığı olarak görülmesi burjuvazinin, sömürücü zümrelerin anlayışıdır. Biat kültürünün temelini oluşturur. Yığınlar basit kalabalıklardır, onlar sadece söyleneni yapmakla mükellef onaylayıcılar topluluğudurlar. Seçimler onay merci olarak kutsanır, diktatörler dahi kendilerini onaylatmak için seçim düzenlerler. Seçim fetişizmi burjuvazinin büyük aşkıdır. Aynılar arasındaki nüans farkını parlatıp, bunlardan birini seçtirmek büyük demokrasi şöleni olarak sunulur. Seçimler burjuva sistemlerin aldatma yöntemlerinin başlıcalarındandır. Burada kitleler doğru bir çizgide birleştirilir, özne oldukları bilinciyle donatılır ve yaşamı dönüştürmenin asli unsuru olduklarını kavrarlarsa, seçimler sömürücü zorbalar için sahte demokrasi şöleni olmaktan çıkar, korkulu rüyaya dönüşür. Bilinç algısındaki değişim, ortaya çıkarılacak bilinç dönüşümü, bir dizi toplumsal pratiğin nicel birikimlerinin nitel sıçramaya dönüşmesiyle mümkün olur. Toplumsal hayatı dönüştürmenin kanalları çalıştırılır, toplumun hücrelerine sirayet edilir ve adım adım, toplumsal pratiğin çok yönlü dönüştürücü alanı eş güdümlü devreye sokulursa, sömürücü zorbaların en sevdikleri oyunları olan seçim oyunuda ellerinden alınmış olur.

HDP bunu kısmen başarmıştır. devleti konrol eden başat güçleri sadece diğer sahalarda değil, seçim sahasındada hüsrana uğratmıştır. Örgütlü, dinamik bir kitle gücün varsa, yaşamı dönüştürmenin öznesi olma bilinciyle kitleler donatılmışsa, sokaklar, fabrikalar, atölyeler, tarlalar birer muharebe sahası haline getirilmişse, seçimlerde bir muharebe sahası olur ve zorbaların kabusu haline gelir. Tabanda örgütlüysen, dinamik ve hızlı mobilize olan bir kitle gücün varsa, her saha zorbaların korkulu rüyası olur. Kürt ulusal hareketinin başarısının ve istanbul seçimlerinde ağırlığını koyduğu tarafın öne geçmesini sağlama başarısının zemininde bunlar yatmaktadır. Bu kitle gücü olmaksızın, desteklesende, desteklemesende, duyulan tiz bir teneke sesi olur. Pratik bir değeride olmaz. Siyaset doğmalarla, sloganlarla değil, yaşamı kitlelerle birlikte adım adım dönüştürerek yapılır. Dönüşmeyenlerin, yenilenmeyenlerin, dönüştürme güçleride olamaz.

İttihat ve terakki’den, Kuvayi Milliye’ye oradan günümüze uzanan hakim sınıfların iki ana kliği arasında cereyan eden, bazen görece yüksek, bazen düşük yoğunlukta devam eden çatışmalarından faydalanmak, demokrasi güçleri lehine kazanımlar elde etmek, politik güçle mümkündür. Politik güç olamamışsan, gündem olamazsın, gündem oluşturamazsın, var olan gündemin ardından sürüklenirsin. Gelişmenin öznesi değil, nesnesi olursun. Burada CHP’nin sistemin stratejik partisi olduğu gerçeği ve ulus devlet canavarlığının önde giden gediklisi olduğu gerçeği bilinerek, bu gerçekliği teşhir edilerek, törpülenerek, demokratik dönüşümde, tabanının kazanılmasının olmazsa olmazlığı görülerek girilecek taktik muharebelerden kazanımla çıkılır. İnkar, imha, zulüm kimden ve nereden gelirse gelsin, tekçilik bayrağını kim yükseltirse yükseltsin bunlarla girilecek mücadelelerle elde edilen mevziler büyütülerek, demokratik dönüşümün önü açılabilir. Bu temelde sağlanan kitlesellik, sistemin çelişkilerini halkların lehine kazanıma dönüştürmeninde anahtarıdır.

Günümüz dünyası yeni nesilleri ve yeni nesil mücadele argümanlarını kavrayamayanları öğütüyor, parçalayıp kenara atıyor. Yarım asırlık basma kalıp bildirilerle ve çalışma tarzıyla bugünün dünyası örgütlenemez. Sınıf hareketi iddiası taşıyanlar, yeni koşulları anlayıp, yeni paradigma ile geleceği örmekten uzaktırlar. Küresel emperyalizmin değişimini ve ulaştığı düzeyi, ortaya çıkardığı yeni çelişkileri kavramaktan uzak, buna uygun konumlanmaktan uzak, 3. Enternasyonal partilerinin zaaflarından muzdarip, kapsamlı bir muhasebeden yoksun, tekrarın, tekrarı fotokopi olma durumuyla muzdarip olma gerçeğini görüp bunu aşamadıkça, aşılacaklardır. Olanda budur.

Nerede kendiliğinden gelişen kitle hareketi varsa oraya koşarsın, oradan oraya sürüklenir, pratiği sloganlara, pankart göstermelere hapsedip, artçı olmaktan kurtulup, gelişmeye rengini veren öncü olamazsın. Gezi bu alanda çok önemli bir turnusol işlevi gördü. Pankart asma yarışı, en yükseğe pankartını asanın en devrimci güç olduğu yarışı dışında bir sonuç elde edilemedi. Zira toplumsal pratiğin emrinde olmayan teorik doğmaların, sloğan düzeyinde tekrarı aşmayan bir retorik gelenek haline getirildi. Kendiliğinden gelişen kitle hareketi, kıyıya vuran yüksek dalgalar gibidir, ani fırtınayla ortaya çıkıp kıyıları döver, geri çekildiğinde ise kıyıya vuran çer, çöp bırakır ardında. Mesele dalgaya kapılmak değil, dalgayı oluşturmaktır, doğru kıyıya, özcesi hedefe yönlendirme başarısı gösterebilmektedir. Tıpkı denizler olduğu sürece, nasıl dalgalarda var olacaksa, sömürü ve zulüm olduğu sürece yığın hareketleri, isyanları, kabarmaları ve geri çekilmeleri olacaktır. Pankart elde oradan oraya koşmakla özne olunmuyor. Bütün mesele kitle hareketinin öznesi olabilmektedir. Yarım asırdır nesne olmaktan kurtulamama gerçeğini, teorik temellerini, pratik çelimsizliğini sorgulamadan yüceltmekle özne olunamaz, öncü olunamaz. Artçı olmak öğrenilmiş çaresizlik haline getirilir. Öğrenilmiş çaresizliğin aşılmasına katkı sunan toplumsal gelişmeleri selamlamak bu nedenle anlamlıdır. Saray üzerinden geliştirilen öğrenilmiş çaresizliğin aşılmasında, değişimin tarihsel momenti doğru kavranıp yüklenildiğinde nasıl başarılı olunduğunu bu seçimler özgülünde gördük. Burjuvaziden öğrenerek, burjuvaziyi aşmak, onu tanımaktan geçer. Dünya solunun içinde olduğu krizi ve öğretilmiş çaresizliği kitle hareketlerince aşılacak ve yeni paradigma oluşturabilen 21. yüzyılın realitesini doğru okuyup yöneten yeni öncü güçler ortaya çıkaracaktır. Öncülük sadece bugünü görmek değil, geniş bir vizyonla, geleceğin yönünüde okuyabilmek ve buna uygun mevzilenebilmektir. Geleceğe yön verme sanatıdır. Bu temelde 3. Enternasyonalin devamcıları aşılacaktır. Bu kaçınılmazdır. HDP türkiye devrici hareketine öğretilmiş çaresizliği aşmanın kimi tarihsel kavşaklarda, burjuvazinin başat olmayan aktörleri ile birlikte yürüyerekte mümkün olacağını göstermiştir. Bu açıdanda çok önemli dersler çıkarılacak taktik bir muharebedir. Bir kazanımdır. Yedeğe düşmeden, Kemalist restorasyonun aracı olmadan, kimi tarihsel tıkanıklıkların önünü aşmada, ölü toprağını dağıtmada, o tarihsel süreçte sistemin başat olmayan partileriyle birlikte hareketin ortaya çıkardığı sonuçlarıyla, öğretilmiş çaresizlik psikolojisini dağıtmanın başka bir yolununda mümkün olduğunu ortaya koydu. Elbette süreç alabildiğine zorludur, meşakkatlidir. Bugüne kadar görülmemiş düzeyde büyük zorluklarla karşılaşılabilinir, bunlara hazırlanılmalı ve geziden çıkarılmayan gerekli dersler, seçim süreciden çıkarılarak saflar sıkılaştırılmalıdır. Bu dönemde HDP’ye haksız salvolar yapıldı. Oysa doğru dersler çıkarılacak taktik muharebenin başat gücü olarak oynadığı rol çok önemliydi. Büyük bir tecrübedir. Bundan öğrenilmelidir.