Türk egemenlik sistemi barbarizmdir. Tüm dünyada bunu böyle bilinir.

3A4B8CA3-F2CC-407B-9180-71254F56C6CDİstila, işgal, ilhak, sömürgeleştirme, yakma, yıkma, çalma, gasp, soygun, soykırım, asimilasyon temel politikalarıdır.

Bunun tanığı sadece Kürdler değildir. Birçok millet onların mağdurudur.

Son günlerde bir gerçeklik açığa çıktı. Çoğumuzun bilmediği bir gerçeklik. Neydi bu?

1627 yılında Murat Reis adında Türk deniz kursanı Norveç kıyılarını yağmaladıktan sonra yolu tesadüfen İzlanda adasına düşer. Adaya çıkar. Bir aya yakın adada kalır. Taş üstünde taş, gövde üstünde gövde bırakmaz. Mal varlıklarına el koyar. Irzına geçmedik kimse bırakmaz. Binlercesini esir alır. Kimini fidye karşılığı serbest bırakır. Çoçuklarını, kızlarını yanına alarak adayı terkeder. Bir kısmını padişahın haremine cariye olarak gönderir. Kimini ganimet olarak adamlarına verir. Çoğunu esir pazarlarında satar.

Esirlerin arasında bulunan Olaf Elgilssson adındaki Papaz İngiliz din adamlarının baskısı sonucu serbest bırakılır. Papaz kurtulduktan sonra Türk barbarlarının ada halkına ettiği zulmü kitaplaştırır.

İzlandalılar bu zülümden dolayı Türklere “Tyrkjaranid“ derler. Anlamı “çocuk çalan.“ Meslekleridir. Çapulcudurlar.

İzlandalılar Türk barbarların kendilerine ettiği zulmü unutmazlar, nesilden nesile aktardılar. Kendi yasalarına Türk’e hakaret etmek ve hatta öldürmeyi suç saymaktan çıkardılar. Bu yasa gereği 1970 yılına kadar Türk öldürmek serbestti ve hatta övünç kaynağıydı. 1970 yılından sonra bunun insan haklarına aykırılığı nedeniyle iptal ettiler.

Evet Türk barbarizmi deyip geçmeyin. Geçtiği yeri yakıp yıkar. Çöle çevirir. Ondan merhamet, insaniyet, insan haklarına saygı beklemek beyhudeliktir. Türk egemenlik sistemin barbarizmi ile sorunlar çözülmez. Uzlaşma, anlaşma sağlanılamaz. Ancak ona boyun eğmekle, onu tasfiye etmekle ondan kurtulunur. Kürd siyaseti bunca tecrübeden sonra artık bunu anlamalıdır.

Birçok millet bunu bilince çıkarmış ama Kürd siyaseti bunun tersini politika edinmiştir. Barbarların şahsında “kardeşlik, dostluk, stratejik müttefiklik” keşfetmiştir. Kürdlerin milletleşememenin, devletleşememenin esas nedeni budur. Çünkü Kürd siyaseti düşmanı düşman olarak görmemektedir. Ona kin ve nefret beslememektedir. Onlardan kurtulmanın yolunu değil, onlara yamanmanın politikasını gütmektedir. Bu da Kürdlere kaybettirmektedir. Bu politika değişmediği müddetçe köle kalmaya mahkumuz. Kurtuluşumuz ancak ve ancak Türk barbarizmini bilince çıkarmaktan, ona kin ve nefret etmekten geçer.

Türk barbarizmini anlamak için biz Kürdlere daha ne yapmaları gerekiyor? Bir asırdır ülkemizi istila, işgal, ilhak ve sömürgeleştirmişlerdir. Milli egemenliğimizi gasp etmişlerdir. Bunun ötesi bizi yok saymışlardır. Yok sayılan bizi tarihte silmek için akla hayale gelmeyen yol ve yöntemlere baş vurmuşlardır. İnsanımız ve tabiatımızı yakıp yıkmaktadırlar. Teferruatına girmeye gerek yoktur. Bunca zulme karşı hala bu barbarların şahsında “kardeşlik, dostluk, stratejik müttefiklik” keşfediyorsak politikamızda sorun var demektir.

Sorunun adresleri belidir. Politikaları belidir. Bu politikadan vazgeçilmeksizin veya bu politika aşılmadıkça Kürd halkının daha çok trajedilerden geçeceği açıktır. Sorun yurtsever Kürdlerin omuzlarındadır. Birde süreçte çıkarlarımızın çakıştığı güçlerdedir. Onlarda GOP’un (Genişletilmiş Orta Doğu Projesi) sahipleridir.

Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın milletçe kazanan biz olacağız. Türk, Fars, Arap barbarizmini tasfiye eden millet olacağız. 21.Yüzyıl Kürd milletinin yüzyılı olacaktır.

15 Haziran 2019