219DC1A3-2041-40BC-B173-345C0E6EDBAC

Nami Temeltaş

Bu ülkede neyin zor olduğunu anlatmak çok zor.

Kolay olanı anlatırsan zor olanlar da ortaya çıkar aslında ama yine de zoru seçip zor olanı anlatmak daha doğru gibi.

Kesin dille de konuşamıyor insan zamanımızda. Bugün doğru bildiğin yarın yalan olabiliyor! Hatta saatler içinde değişiyor gündem ve içerikleri!

Şaşırmak, en zoru!

Mesela, Akdeniz fok’u olarak yaşamak zor! Bodrum’da tatilciler, karada dinlenen bir Akdeniz Fok’unu şikâyetetmişler! Rahatça denize giremediklerini söylemişler! Fok bu. Denizde yaşayan, arada karaya çıkıp dinlenen bir canlı. Ne yapsın, dağa mı çıksın? Yoksa barınağa mı tıkılsın?

Acaba balıklar hakkında da şikâyetiniz var mı? Onlar da çıksınlar mı denizden? Rahatsız edebilirler belki de onun için sormuş oldum.

Şaşıramıyoruz çünkü ülke gerçeği bu! Şaşırma hakkımız yok zaten, şaşırmak çok zor! Belki de bu ülkede ve son zamanlardaki en zor şeydir, şaşırmak!

“Yol yaptık yol. Ay’a yol yaptık. Çok yakında tarifeli dolmuş seferleri başlayacak” dense, alkışlayıp inanacak oldukça kalabalık insan kitlesi var, şaşırmamızı engelleyen.

Kedi, köpek olarak yaşamak, neredeyse imkânsız hale gelmiş. Yaşam alanı bırakılmayan bu canlara kalan tek alan olan sokaklarda rahat bir şekilde yaşadıklarını mı sanıyorsunuz? Arabaların altında kalmaktan kurtulanları bekleyen zehirlenmeler var! Yok öyle kolay yaşamak! Yiyecek bulma şansını yakalayanlar biraz daha şanslı görünebilir ama buda göreceli. Lokanta ve benzeri yerlerin yakınlarındaki çöp konteynerleri ancak kedi köpek nüfusunun % 10’una yeter.

Çok az sayıdaki hayvan dostu tarafından beslenmeye çalışılan hayvanlar da azınlıkta ne yazık ki. Kalanı ne yapacak?

Tekme, taş atanından sopayla dövenine varana kadar birçok tehlike içinde yaşıyorlar. Düşmanları çok. Yaklaşan her insandan korkuyorlar. Yaklaşana havlıyor veya hırlıyorlar, insanca konuşma dilini bilmediklerinden. Buna rağmen yaklaşanları ufak ısırıklarla ikaz ediyorlar. “daha fazla yaklaşma” diyorlar ama insanlar anlamıyor, anlayamıyor. Bir anlasalar sorun çözülecek aslında ama insanların bu konuda öğrenme istekleri de yok.

Sokakta yaşamak zorunda kalan bu canlar, sokakta yaşamayı kendileri seçmedi. Bu zorlu yaşam onlara bizler tarafından dayatıldı. Dünya üzerindeki tüm kara parçasını üzerine tapulayan insanlık tarafından dayatıldı sokaklarda yaşamak.

Yaşama alanları da olsa, köpekler avlanmayı unuttu! Doğada nasıl yaşayacağını bilmiyor artık. Onu da biz unutturduk!

Bütün bu nedenlerledir ki kedi ve köpekler için insanlar arasında, sokaklarda yaşamak çok zor!

Tek zorluk kedi, köpek ve fok için değil elbette! Öküz, inek, manda, tavuk, kaz, ördek gibi evcil ve etinden, yumurtasından, sütünden, derisinden ve gerisinden faydalanılan besi ve kümes hayvanlarının çektiği sıkıntıları bilmeyen yok gibi. Yine de et, süt, yumurta, deri ve gerisinden yararlanmaya devam eden insanlık, çekilen zor yaşamı umursamıyor!

Geyik, ceylan, dağ keçisi olmak da zor!

İlgili makamlara parasını ödeyip seni öldürebilen, öldürmek isteyen, bu arzuyla yanıp tutuşan çok insan var!

Yavrularınla otlanırken, nereden geldiği belli olmayan, özel yapım merminin vücuduna girmesiyle, yavrularının önünde can vermen çok olağan! Seni öldüren katilin, senin soğumaya yüz tutmuş vücudunun arkasında poz verip fotoğrafı sosyal medyada paylaşması kadar olağan!

Sen hayvansın. Senin de duygularının olabileceği, canının yanacağı, yavrularının üzüleceği, zor durumda kalıp ölme ihtimallerinin bulunabileceği akıllarının en ücra köşesine bile rastlamış değil bu yaratıkların.

Kurt veya tilki gibi kürk taşıyan bir hayvansan işin daha da zor. Derin ve kürkün para ediyor ya, işte o nedenle namlunun ucundasın! Avsın ve avlanacaksın. Aman dikkat! Ayı kardeşlerim de bu gurubun içinde. Tavşanlar da. Hatta yılanlar da.

Kürkünü elde etmek için daha doğmadan, daha ciğerlerini oksijen ile bir kere bile doldurmadan, anne karnındayken, doğuma az kala önce anneni sonra seni öldürüp derini yüzerek kürk imalatı yapabilen insanlık senin en büyük düşmanındır. İnsanlar kürk giymeye devam ettikçe senin yaşaman çok zor be kardeşim. Nefes alman bile imkânsız! O derece.

Muhabbet kuşu, bülbül, kanarya olsan kafese kapatılır, ömrünü küçücük kafeste tamamlamak zorunda kalırsın. Papağan olsan seni maymuna çevirirler. Maymun olsan da nafile!

Fare ya da kobay olsan deneylerle geçer ömrün, acılar içinde kıvranarak ölürsün!

At olsan üzerine binerler. Eşek veya katır olsan yük taşırsın ömür boyu, belin iki büklüm. Yaşlanınca da sucuğa dönüştürürler!

Balık olsan da kurtuluş yok. Oltalar, ağlar, trollerle kuruturlar soyunu, kurutuyorlar da! Dünyanın en büyük canlısı olan balina bile kurtulamamış insanın zulmünden, küçük bir hamsi olarak sen mi kurtulacaksın?

Hey gidi hayvanlar dünyası, hey.

İnsan varken size yaşamak çok zor. İnsan varken sana rahat yüzü yok be kardeşim. İnsan varsa ölüm kurtuluş. Yaşamak zor.

Ya insan deme bana. İnsanın da yaşamı zor elbette. Onların da büyük çoğunluğu çok zor şartlar altında yaşıyor ama yaşamı cehenneme çeviren de, o cehennemde yanarak kavrulan da insandır!

Sana çektirdikleri de kendinin çektikleri de kendi suçudur!