Dağlarıyla, ovalarıyla, nehirleriyle, dere ve yarlarıyla, börtü ve bücekleriyle Kürdistan Orta Doğu’nun İsviçresidir diyen Çağdaş Kürdistan Tarihi yazarı Lucıan Rambout’un Kürdistan’ın bu önemine dikkat çekeli üzerinde yıllar geçti. Bugün Kürdistan’ın başka önemli boyutları öne çıkmaktadır. Rambout, Kürdistan’ın tabiat güzeliğine dikkat çekmek açısında bu benzetmeyi yaptı ama bugün Kürdistan’ın öneminin anlaşılmasının başka boyutları ortaya çıkmaktadır.

3882F084-4E60-4558-B2B4-D1D3198CFE4D

Hasan H. Yıldırım & Hussein Erkan

Dünyanın iki devinin –ABD ve Çin- dünyanın en büyük Konsolosluk binalarını Hewler’de açmalarının nedeni bu önemden ileri gelmektedir. Bu şu demektir: Bu iki devin böylesi bir hamlesi sadece aralarındaki rekabetin sonucuyla izah edilemez. Kuşkusuz bunun önemi inkar edilemez ama bundan ötesi artık Orta Doğu Hewler’de idare edilecektir anlamına gelmektedir. Kürdistan ve de Hewler’in önemi buradan öne çıkmaktadır. Avrupa’nın Belçikası ve Brükseli neyse bundan böyle Orta Doğu’nun Kürdistanı ve Hewleri’de o rolü oynayacaktır.

ABD ve Çin’in dünyadaki en büyük konsolosluk binalarını Hewler’de açmaları sadece Hewler ile ilişki kurmak, Kürdistan pazarından faydalanmak ve bu bağlamda ticari ilişkiler geliştirmekle sınırlı değildir. Bu yönlü tahliller sorunun cevabı değildir. Kürdistan Orta Doğu’nun ortasındadır. Stratejik bir öneme sahiptir. Halkı seküllerdir, gelişmeye açıktır. Dünya sistemi ile kolayca uyum sağlamaya yatkındır. Sömürgecileri dışında kimseyle tarihsel bir düşmanlığıda yoktur. Bu hem dünya sistemi ve hemde Kürd milletine sayısız avantaj sağlamaktadır. Bu özeliklerinden dolayı bundan sonra Orta Doğu’nun kontrol edilmesinin merkezi Kürdistan olacaktır. Genişletilmiş Orta Doğu Projesi’nin (GOP) amacıda budur. Proje’nin Orta Doğu ayağı Kürdler üzerinde yürümektedir. Her ne kadar kimi Kürd siyasal güçleri bunu boşa çıkaran politikalar izlesede ABD buna müsaade etmeyecektir. Projeyi bu güçlerin yanlış politikalarına kurban etmeyecektir. Bu güçleride tıpkı sömürgecilerle birlikte tasfiye edecektir. “Bağımsızlık Referandumu“ sonrası Güneyli güçlere çektiği ayar gibi.

Süreç işliyor. Her ne kadar milletçe bizim acelemiz varsada proje sahiplerinin acelesi yoktur. Sistemi sarsmadan emin adımlarla uygulanmaktadır. Ama mutlaka başarılacaktır. Proje sahibi dışındaki güçler bunu engelemeye kalkacaklardır ama buna güçleri yetmeyecektir. O günden sonra kurulan sistemde kendilerine yer edinmeye çalışacaklardır. ABD’den sonra Çin’in Hewler’de büyük bir konsolosluk binasının açmasının nedenide budur. 

Genişletilmiş Orta Doğu Projesi (GOP) devam etmektedir. Geri dönüşü yoktur. GOP’nin iki boyutu vardır. Yıkım ve inşa! Bir taraftan yıkarken, diğer yandan yeniden inşa aktörlerini sahaya sürme operasyonudur. Bu proje ile kaybedenler ve kazananlar olacaktır. Kendi boyutumuzda süreç irdelendiğinde sömürgecilerimiz –Irak, Suriye, İran ve Türkiye- kaybedecekler, Kürd milleti kazanacaktır. Proje böyle kurgulanmıştır. Kimi aklıevvellerin marşı basmasada realite budur.

Proje sahibi Batı sisteminin koruyucusu ABD’dir. Sovyet Blok’unun tasfiyesi ile dünyaya yeniden bir şekil vermenin adı yeni dünya düzenidir. Doğu Avrupa’dan başladı, Afganistan’da devam edildi, Irak ve Kuzey Afrika derken Suriye ile devam ediliyor. İran ve Türkiye ile devam edilecektir. Coğrafyamızdaki boyutu GOP ile tanımlanmaktadır. Proje sahiplerinin açıklamalarına göre Fas’tan Afganistan’a kadar ki coğrafyanın yıkımı ve yeniden inşa edileceğidir. Devletler yıkılacak, ülkeler bölünecek, yeni devletler kurulacak, yeni sınırlar belirlenecektir. Bu yapılırken öncelikle bu ülkeler büyük bir yıkımdan geçirilecektir, o yıkıntı arasında yeniden inşa aktörleri yaratılacaktır. Burada Kürd siyaseti rayına oturtulacaktır, sömürgecilerin Kürd siyaseti içindeki truva atları tasfiye edilecektir, baş aşağı çevrilen Kürd milli siyaseti ayakları üzerine dikilecektir, yaşanacak süreç budur.

Bunu yapacak olanda Kürdistan bağımsızlıkçıları ve ABD ile stratejik müttefikleridir. Buna güçleride yeter. Tüm gelişmeler bunu gösteriyor. ABD ve stratejik müttefikleri bu işten kazançlı çıkacaklardır. Batı sisteminin çıkarı bunu öngörüyor. Bu, Kürd milletinin devletleşmesi ve kendini geleceğe taşıma amacına da uygundur. Proje sahipleri ile Kürdlerin çıkarları burada örtüşüyor. Bu koşullarda ABD’den yana olan güçler kazanacak, karşısında olanlar kaybedeceklerdir.

Kürd siyasal güçleri bunu görmeli, buna göre politikalarını belirlemeli ve buna göre kendilerini pratikleştirmeleridir. Eğer kurtulmak, bağımsızlık elde etmek, kendimizi geleceğe taşımak istiyorsak tarafımız belidir, o da kazanacak taraf olmalıdır, o tarafta ABD’nin başını çektiği taraftır. Bu tutumu takınan güçler zafere ulaşır ki onlarla birlikte Kürd milleti bağımsız devlet olarak uluslararası alanda hak ettiği yerini alacak ve kendini geleceğe taşıyacaktır.

Süreç buna işaret ediyor:

Evet, 21.Yüzyıl Kürdlerin yüzyılı olacaktır! O günden sonrada Orta Doğu Kürdler eliyle dizayn edilecektir. Bunu düşman görüyor. Bunun için çırpınıyor. Kürd siyasal güçleri bunu görmeli. Tarihsel gelişmeye uygun olarak kendini konumlamalı. Bunu yaptığı oranda onu durduracak bir güç karşısına çıkamayacaktır.

24 Mayıs 2019