Sosyal medyalarında, diğer yazılı ve görsel medyalarında bir merkezden kurulup, hepsine papağan gibi tekrarlatılan, sahibinin sesi söylem var. Şehit, şehitlerimiz, CEHAPE, terör.

 

1FB1E74D-861B-4FED-A780-0E5E63509A3C
Bunlardan bu ülkenin kanayan yarasına parmak basan, çözüm üreten bir söylem ve bu uğurda ödedikleri tek bir bedel duyamaz, göremezsiniz. Baştan aşağı yapılan başkalarının acılarını sömürmek, ölü seviciliği ve istismarı. Bunların idarecisinden, iş insanına kadar, su başlarını tutanlarının hiç birinden duymadımki ben şu bedeli ödedim, oğlum şehit oldu desin. Askerlik görevini yaparken hayatını kaybeden bürokrat, milletvekili veya bakan çocuğu bulamazsınız, ya çürük raporu almıştır, yada paraýı bastırıp yan yatmıştır, ardındanda ekranlarda şehit edebiyatı yapmışlardır.
Hani Erdoğan tarihin birinde demişti ya bunlar kandan beslenen vampirler diye MHP’yi suçladığı konuşması, hala zihinlerdeki yerini koruyor. Anlaşılan vampirliği MHP’den AKP medyası, devralmış, kandan besleniyor.
‘Barış’ süreci denen, ebeleme sobeleme mızıkçılığı sonrası, küstüm ver bilyelerimi gidiyorum denen malum süreçte Erdoğan MHP’ye yüklenerek ” Yıllardır gençlerin kanından beslenen vampirler bundan rahatsız oldu…Yıllardır huzursuzluktan, istikrarsızlıktan, ölümlerden beslenenler bundan rahatsız oldu” demişti.
AKP medyasının tutunduğu tek argüman kalmış elinde, şehit edebiyatı yapmak. Bunların bugünkü tutumu tamamen Erdoğan’ın dediği kandan beslenen vampir durumudur.
Bunlar kendileride vampirlik yaptıklarını biliyorlar. Biliyorlarki tek bir AKP yöneticisi, iş insanı yokki çocuğu askerlikten çürük raporu ile kaytarmasın, yada bedelli yapmasın. Hepsinin çocukları lüks içinde keyif çatıyorlar. Bu lüks hayatlarını kaybetmemek içinde yoksul ailelerin çocuklarının kanını sömürüyorlar.
Ey medya trolleri, ey kandan beslenen çakallar, başta askerden kaytaran Bilal efendiniz olmak üzere topunuz gidin baş vuru yapın, tıpkı yoksul anadolu çocukları gibi dağ başlarında nöbet tutun, görelim şehit kanını sömürmediginizi, kandan beslenmediğinizi.
Sosyal medyada trollük yapmak o acılı ailelere mikrofon uzatıp onların acıları üzerinden tepinip, rantınıza rant katıp, zevk ve şehvet içinde lüks hayatlar sürmenizden zerre vaz geçmezsiniz. Sizin tek değeriniz, tek kıbleniz var, yeşil dolarlar. Şehit edebiyatınızın, ölü seviciliğinizin, kandan beslenen vampirliğinizin özü ranttır, dolarlardır. Ülkeyi satıp, çalıp, çırpıp tükettiniz, hala ranta doymadınız, şimdide yoksul halk çocuklarının kanına göz diktiniz. O kanı ranta çeviriyorsunuz.
Nede olsa inek hırsızı Osman’ınızdır sizin milli kahramanınız. Hırsızlık sizin ruhunuza işlemiş. Kahraman olarak ilan ettikleriniz dahi inek hırsızı. Sizin dünyanız çiftlikbank tosuncuklarının, inek hırsızı osmanların dünyasıdır. O yoksul halkın acılarını daha fazla sömürmeyin. Merak etmeyin sizsiz o halk herşeyin üstesinden gelir. Gölge etmeyin. Son sözü bu cenahın etkin tetikçi gazetesi Akit yazarına bırakalım.
Dilipak bugünkü yazısında, “Paralel devlet”ten kaçarken, paralel “paralel parti” çıktı ortaya. Hani şu AK Parti içindeki AKP’liler… Bunlar medyayı ele geçirdiler ve sosyal medya üzerinden toplumu yönlendirmeye çalışıyorlardı ama olmadı işte. Media bir politik bir illüzyon arayışında. AK Partinin kendi tabanıyla da, toplumun diğer kesimleri ile de olan bağlantıları çöktü. Birileri din, tarih, gelenek, çıkar ilişkileri üzerinden siyaseti meta haline getirmeye çalışıyor sanki. Ve de yiyici, tufeyli bir iş adamı tipi türetildi. Bu yamyamlar yiyecek bir şey bulamazlarsa birbirlerini yerler.. Sermaye, siyaset ve bürokrasi arasında “Win win” düzeni, çıkara dayalı bir “Şeytan üçgeni” oluşturur. Siyasette ve piyasada bir kara deliğe dönüşür bu üçgen ve sonunda kendi içine çöker”.