Damat bugün ekonomik reform paketini açıkladı. Daha doğrusu açıklamaya çalıştı, açıklar gibimsi oldu.

Neden açıklar gibimsi oldu diyoruz. Zira ekonomik paket, bir biriyle çelişen, eklektik ve bir hedefin başarılmasının diğerini başarısız kılacağı çelişkili hedeflerle, pardon hedefsizliklerle dolu.

Ekononomik reformların başarısını besleyen, hedeflere ulaşılmasını sağlayan bu hedeflere uygun siyasi reformlardır. Siyasi reformların başarısını sağlayanda, bunlara uygun ekonomik reformlardır. Bir ekonomik reformdan bahsediliyorsa, bunu besleyecek ve başarıya ulaştıracak siyasi reformlarda gereklidir. 

İç barışı sağlanmamış, çatışmalı süreçlerden beslenen, iç çatışma ve bunu öne iten büyük harcamaların sınırlandırılamadığı bir düzlemde ekonomik hedeflerin tutturulması mümkün değildir. Bu cesurca atılacak oy kaygısından uzak siyasi kararlarla mümkün olur. Böyle bir kararlılık ve irade bu iktidarda dünde olmadı bugünde yok.

İkinci olarak kamunun lüks ve keyfi tüketiminin önüne geçecek siyasi kararlar öncelikli olarak alınmadığı, kamu kurumlarındaki hoyratlığın ve vurgunculuğun önüne geçecek irade ortaya konmadığında, kamu kaynaklarının, en tepeden yani saraydan, bakanlar, Müşavirler, Genel müdürler, valiler, kaymakamlar vb. eliyle hoyratça kullanımına engel olacak siyasi alandaki yapısal reformlar yapılmadan ekonomideki reformlar bir sonuca ulaşamaz. 

Yapısal ekonomik ve yapısal siyasi sorunlar bir bütün içinde ele alınıp siyasi ve ekonomik reformlar eş güdümlü yapılmadığında başarısızlığa mahkumdur.

Üçüncü olarak yargı reformu demek, yargı bağımsızlığı demektir. Kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran ucube bir cumhurbaşkanlığı sistemi ile, yargının bağımsızlığına rahmet okutan bir siyasi sistemle yargının bagımsızlığını sağlayamazsınız. Yargı reformundan bahsedemezsiniz.
Buda yatırıma dönük sermayenin ülkeye girmesini engelleyen ana faktörlerdendir. Bu sistemde gelecek tek sermaye mali sermayenin operasyonlarla kısa sürede vurgunu vurup dışarı dönmesi üzerine inşa edilmiş kısa süreli sıcak para akışıdır. Gir vurgunu yap ve çık. Uluslararası mali sistemin talanı, sarayın rant ekonomisine uygunluk üzerine oturtulmuştur. Bu böylede devam ediyor.

Dördüncü olarak kemer sıkma ve mali disiplin hedeflerinin tutturulması için, büyüme hedeflerinizi buna uygun revize etmek zorundasınız. Bir yandan kemer sıkma ve mali disiplin uygulayıp, diğer yandan büyüme hedeflerinizi gerçekleştiremezsiniz. Bu bir çelişkidir. Diğer bir yandan mali disiplin ile beklentileri karşılayan ve piyasaları rahatsız etmeyecek bir bütçe açığına devam etme hedefi çelişkidir, bu çelişkiyi aşamaz, arabayı duvara toslarsınız.

Beşincisi, Sosyal güvenlik sisteminin yetersizliği, sosyal devlet olgusundan uzak tablo dahada ağırlaştırılmaktadır. Sosyal güvenlik ekonomik kalkınmaya koşut olarak, sosyal refah seviyesinin korunması ve sürdürülebilir düzeyde tutulmalıyken, dahada tırpanlanmaktadır. Alt gelir gruplarını risk ve tehlikelere karşı korumak yerine, tamamen savunmasız bırakmaktadır. Geleceklerini güvence altında tutan asgari koşullarda ortadan kaldırılmaktadır. Üretim ekonomisinin tasfiyesiyle, iyice daralan istihdam alanına dönük kapsamlı projelerden yoksun olan saray, kıdem tazminatı gaspına çalışmakta ve sosyal güvenlik darbesinin yolunu açmaktadır.

Sonuç olarak damadın ekonomik refom paketi, ekonominin yapısal sorunlarını çözmekten uzaktır. Çözümsüzlüğe çözüm değildir. Var olanıda tüketmeye dönük bir ekonomik plandır. Ekonomik argümanlar ve ekonominin realitesi açısından bir plan dahi değildir.

Nihat Veli Yüce

10.04.2019