Amerikan basını, Türkiye’deki yerel seçimlerin sonuçlarıyla ilgili haber ve yorumlara geniş yer ayırıyor. Önde gelen Amerikan gazetelerinin hepsinin ortak yorumu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’nin ciddi bir yenilgi aldığı yönünde.

Washington Post:”Erdoğan’a ağır darbe”

Gazete, ana muhalefet partisi CHP’nin başta başkent Ankara olmak üzere önemli bazı illerde seçimi kazanarak, partisinin adayları için aralıksız kampanya yürüten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ağır bir darbe indirdiği yorumunda bulunuyor. Gazete, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin 2002’den bu yana sürdürdüğü seçim egemenliğini elden bırakmadığını söylediğini, ancak Ankara ve diğer illerdeki yenilgilerin simgesel ağırlığının da farkında olduğunu kabul ettiğini bildiriyor. Habere göre yerel seçimler, Haziran ayında cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Erdoğan’ın liderliğine ilişkin ilk referandum olma niteliğini de taşıyor. Gazeteci Murat Yetkin’in görüşlerine yer veren gazete, Yetkin’e göre birçok seçmenin seçimlerin bir beka meselesi olduğu söylemine aldırmadığını, anketlere göre seçmenlerin yüzde 80’i için en önemli meselenin ekonomi, yani işsizlik ve hayat pahalılığı olduğunu yazıyor. Trump Yönetimi’nin de Türkiye’deki yerel seçimleri yakından takip ettiği bildiriliyor. Habere göre Washington, Türkiye’deki kutuplaştırıcı seçim sezonu sona erdikten sonra Ankara’yla S-400 savunma sistemi ve Suriye’deki savaş dahil bir takım tartışmaların yatışmasını umuyor.

Wall Street Journal: “Erdoğan’ın iktidardaki elini zayıflattı”

Wall Street Journal gazetesi ise “Türkiye’deki Seçimler Ankara ve İstanbul’daki Kayıplarla Erdoğan’ın İktidardaki Elini Zayıflattı” başlıklı haberinde, seçim sonuçlarının iktidardaki AKP açısından dramatik bir kayıp anlamına geldiğini, liranın değerininse yüzde 2 oranında düştüğünü yazıyor. Habere göre ekonomik büyümenin yavaşladığı, enflasyonun yükseldiği bu dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi politikalarının referanduma sunulması olarak yorumlanan yerel seçimlerde özellikle İstanbul’u kaybetmek, Erdoğan’a indirilen tarihi bir darbe anlamına gelir. Gazete, Türkiye’nin 82 milyonluk nüfusunun beşte birinin yaşadığı İstanbul’un Erdoğan’ın 1990’lardan bu yana sürdürdüğü siyasi kariyerinin merkezinde yer aldığının altını çiziyor. Birçok büyük kenti ve başkent Ankara’yı kaybetmek, Erdoğan’ın bir zamanlar rakipsiz olan partisi açısından da ciddi bir seçim yenilgisi olarak algılanıyor. Londra’daki siyasi risk danışmanlık firması Teneo Intelligence’ın eşbaşkanı Wolfango Piccoli’nin görüşlerine yer veren gazete, Piccoli’nin müşterilerine gönderdiği mektupta, seçimleri, “Türkiye’deki ekonomik darboğaz döneminde büyük kentlerde ciddi oy kaybına uğramak, Erdoğan’ın yenilmezlik havasını öldürdü,” şeklinde yorumladığını bildiriyor. Öte yandan gazete, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2023’e kadar başka seçim yapılmayacağını hatırlattığını ve bundan böyle ekonomiye odaklanacağını söylediğini yazıyor.

New York Times: “İstanbul’u kaybetmek nükleer kayıp”

New York Times ise “Erdoğan Türkiye’nin En Büyük İki Kentinde Büyük Kayıp Vermişe Benziyor” başlıklı haberinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktidardaki ilk büyük seçim yenilgisini aldığını yazıyor. Gazete, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinden dokuz ay sonra Türk ekonomisinin gerilemeye girdiği bir dönemde yapılan yerel seçimlerin, Erdoğan’ın seçmenlerin gözündeki statüsünün bir göstergesi olarak algılandığını yazıyor. Habere göre Erdoğan, siyasi kariyerinde ilk kez Türkiye’de siyasi iktidarın merkezi olan Ankara’da ve hatta Türkiye’nin iş merkezi olarak kabul edilen memleketi İstanbul’da seçim yenilgisini tattı. Gazeteye göre Erdoğan’ın adayı Binali Yıldırım’ın İstanbul yarışını kaybetmesi, 17 yıldır iktidarda olan ancak son zamanlarda popülaritesini yitirmeye başlayan partisinin çok ağır bir darbe aldığı anlamına gelecek. Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü Türkiye Araştırma Programı Direktörü Soner Çağaptay’ın görüşlerine yer veren gazete, Çağaptay’ın seçimlerle ilgili olarak, “Ankara’yı kaybetmek oldukça ciddi. İstanbul’u kaybetmekse Erdoğan açısından nükleer bir kayıp anlamına gelirken,” şeklindeki yorumunu aktarıyor. Gazete ayrıca Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nden Aslı Aydıntaşbaş’ın görüşlerine de yer veriyor. “Seçim kampanyası, Erdoğan’ın kazanmak için umutsuzca çırpındığını gösterdi. Erdoğan oylarını kaybetmeye başladığı için savunmasız hale geldi,” şeklinde konuşan Aydıntaşbaş, siyasi yelpazenin her noktasında yer alan gençlerle ilgili de önemli saptamalarda bulunuyor. Aydıntaşbaş’a göre basın özgürlüğünün olmaması ve işsizlik, gençlerin seçimlerde memnuniyetsizliklerini ifade etmesine yol açtı. Aydıntaşbaş, bu konuda, “Bu, bastıramayacağınız, büyüyen bir eğilim. AKP gibi davranmayan ikinci nesil kentli gençler var. Bu gençlerin arzu ve özlemleri, diğer taraftakilerden farklı değil. Gençler, Orta Asya ülkelerinde olduğu gibi Erdoğan’ın fotoğraflarının her yerde olmasını, televizyonu her açtıklarında Erdoğan’ı görmeyi tuhaf buluyor,” diyor. Erdoğan’ın seçim kampanyası sırasında önceki seçimlere kıyasla çok daha olumsuz bir söylem kullandığını kaydeden gazete, Cumhurbaşkanı’nın muhalefeti terörizmle suçladığını, mitinglerde milliyetçi hisleri kamçılamaya, hatta Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde iki camiye düzenlenen saldırılara ait görüntüleri mitinglerinde göstererek medeniyetler çatışması çıkarmaya çalıştığını bildiriyor.