YPG öncülüğündeki Demokratik Suriye Güçleri (DSG), terör örgütü İŞID’ı eski Suriye devlet sahasında yendi. 23 Mart 2019 Cumartesi günü Dêra Zor’da Heqil Omer’de İŞID’ın yenildiğini ilan etti. Düzenlenen bu törenle zaferini ilan etti. Bu tarihi bir zaferdir. 

Törene bilakis katılan ve gerekse medyada uluslararası bir çok devlet yetkilisi, savaşçıların şahsında Kürdlere şükranlarını sundu. 

Bu zafer 21.Yüzyılın zaferidir. Kutlama töreni sadece Dêra Zor’da Heqil Omer ile sınırlı kalmamalıdır. PYD/YPG bunu imkan dahilinde değişik etkinliklerle uluslararası alanda devam ettirmelidir. Devletlerden öte dünya kamuoyu ile bu zaferi paylaşmalıdır. 

Böylesi bir girişim Kürdistan’nın Güneybatısı (Rojava) yönetimin uluslararası alanda maddi bir güce dönüşmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Zaten insanlık düşmanı İŞID terör örgütünü yenilgiye uğratmalarıyla dünya insanlığının sempatisini kazanmıştır. Bunu siyasi desteğe dönüştürmelidir. Bu tür girişimlerle uluslararası alanda resmiyet kazanacaktır. Bununla hem devletlerin ve özeliklede dünya kamuoyunun desteğini üst bir boyuta sıçratacaktır. 

Kürd/Kürdistan sorununun çözümü için birçok kanal açmaya yol açacaktır. Dünya bu yolu açmak zorundadır. Çünkü Kürdlere borçludur. Yenilen İŞID terör örgütü sadece Kürd millet düşmanı değildir. Bir bütün olarak insanlık düşmanı bir terör örgütüdür. Bu terör örgütü ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun destek ve yardımı ile YPD’nin öncülük ettiği DSG güçleri tarafından yenilmiştir. Bunun bir karşılığı olmalı, olmak zorundadır. 

Bunun karşılığı sadece verilen “Kürdler iyi savaşçıdır, kendilerine minnet duyuyoruz,“ mesajları ile sınırlı kalamaz. Bunun karşılığı Kürdlerin emek, kan, can ve bilekleriyle kazandığı bu zaferle bir statü sahibi olmalıdır. Başta BM olmak üzere devletler Kürd/ Kürdistan sorununu acil olarak gündemine almalıdırlar. Bu da, PYD/YPG’nin izleyeceği diplomasi girişimleriyle ancak ete kemiğe bürünür. 

Evet İŞID terör örgütü yenilgiye uğratıldı. Büyük bir zafer kazanıldı. Bu zafer öyle kolay kazanılmadı. On binin üzerinde şehit verildi. Yanı sıra sayısız yaralı verilmesi karşılığı ancak bu zafer kazanıldı. Kürd genç erkek, kadın ve enternasyonalist güçlerin canı, kanı pahasına kazanıldı, bu zafer. Bunun mutlaka bir karşılığı olmalıdır. O da, bir statüdür.



Tüm dünya YPG şahsında Kürdlere minnet duyarken sömürgecilerimiz –Türk, Arap ve Farslar- kin ve nefretini en üst bir düzeyde dile getirmeyi politika edinmeye devam ediyorlar. İnsanlığın başına bela olmuş İŞID terör örgütünün yenilgisini kendilerinin yenilgisi olarak gördükleri için bunu hazmedemiyorlar. Görünürde her ne kadar yenilen İŞID terör örgütü olsada aslında yenilen onu oluşturan, her alanda destekleyen, yenilmesini istemeyen sömürgecilerimiz oldu. Fakat kazanan Kürdler oldu.

Türkler İŞID terör örgütünü örgütleyip her alanda destekler, Kürdlerin üzerine saldırtırken Kürdler buna karşı ölümüne savaşırken Rusya, İran ve Suriye Kürdlerin kazanmaması için defalarca Kürdlerin kontrol ettikleri alana saldırıda bulundular. ABD ve Koalisyon Güçleri vasıtasıyla bu saldırılar püskürtüldü. Şimdi de kan ve can bedeli kurtarılan Kürdlerin kontrolündeki toprakları bize teslim edin demektedirler. Hemde Rojava yönetimini tehdit ederek. Birileri bunlara ananız güzel mi diye hatırlatsa iyi olur. 

İŞID terör örgütü yenildi ama varlığı devam ediyor. İŞID terör örgütü bitmiş değildir. Sadece ele geçirdikleri eski Suriye sahasındaki topraklar elinden alındı. Fakat varlığı devam ediyor. Çünkü IŞID ideolojisine inanmış başta Arap alemi ve islam dünyasında güçlü bir potansiyel var. Lider kadroların ezici çoğunluğu henüz hayata. Örgütsel yapısı devam ediyor. Dahası deşifre olmamış hücreler var. Yanı sıra bunları destekleyen başta Türkiye, Katar olmak üzere birçok güç var. Bu nedenle İŞID bitti denilerek rehavete kapılmamak gerekir. İŞID isimiyle bu terörist grup bitebilirde. Bununla sorun bitmiyor. Çünkü ortalıkta milyonlarca cihatçı var. El Qaide, El Nusra, ÖSO ve bunlar gibi onlarca isim altında faaliyet gösteren terörist gruplar var. Yarın bir başka isimle ortaya çıkacak çok güç var. 

Sömürgecilerimiz pusuda. Bu cihatçı grupları her an Kürdlere karşı yeniden harekete geçebilirler. Dahası dünyanın her hangi bir yerinde Kürdleri destekleyen bir devlete karşı kullanabilirler. Bu terörist güçlerin kendini yeniden toparlamaması için YPG öncülüğündeki DSG’ye ihtiyaç vardır. Bu görevi en iyi yapacak güçte onlardır. Dünya bunu görüyor. Bu korkudan dolayıdır ki dünya YPG şahsında Kürdlere minnet duyuyor. 

Bu minnetin karşılığı sadece teşekkürle sınırlı olmamalıdır. Kürdlerin kendini geleceğe taşıyacak bir statüye ihtiyaçları vardır. İnsanlığın geldiği bu aşamada Kürdler artık köle kalmak istemiyor. Kendi efendileri olmak istiyorlar. Dünyanın bunu sağlama güçleride vardır. Kürdler bunu dünyaya dayatmalıdır.


24 Mart 2019