Bu coğrafya da insanlık dışı uygulamalarla tüm kimlikler yok sayılsa ve tek bir devşirme kimliğin içinde eritilmeye kalkılsa da inadına bu kimlikler vardır ve de hep var olacaktır.

Buna rağmen, ne zaman bu yok sayılan ve yok sayılması için her türlü vahşete maruz kalan kimlikler zalime ve zulme direndikçe zalimin değişmeyen söylemi her çağda otomatikman devreye giriyor hemen.

Nedir bu söylem? Söyleyeyim.

” Birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyen Emperyalist dış güçler Ermeni ve Kürt kardeşlerimizi kışkırtıyorlar. “

Bu söylemleri her duyduğumda, her söyleyene karşı içimden tüm lanetleri okuyorum bende.

Ne hikmetse bu dış ve emperyalist güçler ellerini, kollarını sallayarak hep Kürtleri, Ermenileri, Alevileri kışkırtıyor. Türkleri ya da kendilerine Türk diyenler hiç kışkırtılmazlar.

Sanırsınız ki tüm kimlikleri, dilleri yasaklayanlar, yok sayanlar hep bu dış güçlerdir.

O halde net olarak buradan bağırayım. Kim yasaklıyor, yok sayıyorsa tüm dillerden Allah belasını versin. Ve tüm dillerden lanet olsun tüm yasaklayıcılara.

Bu coğrafya da hangi zaman diliminde olursa olsun hep prim yapan ve değişmeyen tek şey vardır. Hep yok saydıkları, inkâr ettikleri ve bu uğurda yapmadık vahşet bırakmadıkları kesimler üzerinden politika yapmak.

Ne yazık ki kabul görüyor.

İster muktedir ister mağdur konumda olsunlar değişmiyor.

İktidarından muhalefetine kadar her sıkıştıklarında gösterdikleri hedef ve kullandıkları dil hep aynı.

“-Bu vatanı bölemeyeceksiniiiiiizzzzz.

-Böldürmeyiiizzz.

-Birlik- beraberliğimizi bozamazsınııızzzz.

-Bozdurmayııızzz.”

Aç da olsalar, çıplak da kalsalar dert etmiyorlar.

Göstermelik de olsa her seçim öncesi bu satışlar tavan yapıyor. Ne bölünmesi, kim bölüyor, niye bölüyor diye sormuyorlar. Ya da soramıyorlar. Ama zevkle alkışlıyorlar.

“İşsizlik, açlık diyoruz.

-Böldürmeyiiizzz. Teröristleeerrr.

Yolsuzluk, hukuksuzluk.

-Bozdurmayyııızzz. Bölücüler, hainleeeerrrr.

Ahlaksızlık, yolsuzluk, şiddet, tecavüz.

-Ne mutluuuu armut diyeneee.

-Vataaaannn, milleeeetttt, bayraaakkk.”

Ve maalesef alıcısının çok olduğu bu zavallılıkların karşısında satıcıların da çok olmasına şaşırmıyorum.

Tam bir asırdır bu coğrafya da gördüğüm ve bildiğim durum budur.

Dönemler farklı da olsa kafalar aynı. İnkarın, yasakların, hamasetlerin, yalanların ne yazık ki dönem farkı olmaksızın alıcıları hiç eksilmiyor.

Diğer yandan bildiğim ve emin olduğum bir şey var. Bu konuda son sözü söyleyecek olanda tarih ve verilen mücadeleler olacaktır.

Tek değil tüm dillerden SELAM OLSUN mücadele veren zelal yüreklere.