Şimdi bunlar beka deyip halkı 31 mart sonrasına yönelik geriyorlar ya, inanın onların asıl derdi, 16 yıllık iktidarının kaçınılmaz ekonomik çöküşünü ve sebeblerini sol muhalefete ve kürtlerin üstüne yıkıp, halkı bir kere daha,vatan hainleri, bölücüler nakaratlarıyla kandırarak, kalan yılarını, diktatörlüğünü nasıl ayakta tutarım, uzatırım telaşı içindedirler.

Bu kafalar,kaçınılmaz sonlarından kurtulmak için iç savaş bile çıkartırlar. O yüzden 1 nisan sonrası zafer sevinçlerimizi içimizde tutup, sükunet içinde kalmalıyız. Seçim sonuçları ne olursa olsun, Erdoğan devletini ve iktidarını beş yıllık bir sırat köprüsünden daha meşakatli bir yol ve köprü beklemektedir.

Onca günahtan sonra o sırat köprüsünü, çokça güvenip sarıldığı kapitalizmin ekonomik pusulasıyla geçmesi mümkün değil. Her başarısız yenilgi anını ve üstünü örtmek için yedeğine aldığ faşist çeteleriyle, seçim sonrası sokakta kendince bahane avına çıkacaktır.

Burada sol ve devrimci demokratlar için en hassas, önemli nokta, çöküşün bedeli olarak ne kendilerini nede yıllarca onların proveke ettikleri, kaşıdıkları, kendi kendilerince kürt sorunları olarak gördükleri kürtlerin, bu çöküşün nedeni olarak gösterme çabalarını hep birlikte boşa çıkartmaktır.

Ömürlerini uzatacak en ufak bir hataya girmemek gerekiyor. Ağzı salyalı MHP ve çömezleri, bunu bir fırsata çevirip, başta Erdoğan olmak üzere tüm eski milli görüş kadrolarını, bir başka feto vari taktikle al aşağı edip iktidara nemalanmak istiyecektir.

Çünkü Bahçeli kendi faşist kadrolarına 2023 de iktidarı ele geçirme sözü vermiştir. Umarız muhafazakar seçmen bu faşist hamleyi onların kazanç hanesine yazmazlar.

Çünkü asıl Erdoğan devletinin çöküşünü bekleyen, ırkçı ve faşist yeni fetö vari kadrolardır.

Kısacası ne kürtler, nede sol-sosyalistler, Erdoğanı anti demokratik nedenlerle iktidardan gitmesinden yana değildir. 21. yüz yıl solu, yeni ” kahraman” menderesler yaratmayacak kadar akıllı ve özgürlükcüdür.