Fransa Cumhurbaşkanı Macron, 1915 olaylarının yıldönümü olan 24 Nisan’ı ‘Ermeni soykırımını anma günü’ ilan ettiğini açıkladı. Macron, konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bilgilendirdiğini de söyledi.

Mezopotamya24– “1915’te başlayan süreçte Anadolu’nun diğer Hıristiyan halkları, Süryaniler, Nasuriler, Ezidiler, Keldaniler ve Rumlar da soykırıma uğratıldı. 20. yüzyılın başında bugünkü Türkiye sınırları içinde her beş kişiden biri, yani nüfusun % 20’si Hıristiyan, Yahudi ya da Êzidi gibi farklı dinsel inançlara sahipti. Bugün bu oran binde birin altında. Doğal nüfus artışı yaşansa ve Hıristiyan halklar imha edilmeseydi bugünün nüfusuna oranlarsak, Hıristiyan ve Yahudiler’in toplam nüfusunun 17 milyon kadar olması gerekiyordu. Aslında imhanın boyutlarını anlamak için bu basit matematiksel hesap yeterli.”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 24 Nisan’ı Ermeni soykırımını anma günü ilan ederek kararın önümüzdeki haftalarda yürürlüğe gireceğini açıkladı. Macron, konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bilgilendirdiğini söyledi.

Mezopotamya24– “Kürtler, Ermeniler, Süryaniler, Êzidîler, Çerkesler vb. birçok halk ve inanç kesimleri bu soykırımcı uygulamaları yaşadı. Bu soykırım uygulamalarının en kapsamlı, tahrip edici ve sonuçlarının da telafisi mümkün olmayanı hiç şüphesiz ki, 1915 Ermeni Soykırımı’dır. 1,5 milyon civarında Ermeni bu soykırımda katledildi. Bir o kadarı da yerlerinden ve yurtlarından sürüldü, binlerce yıllık tarihi birikim üzerinde oluşan tüm toplumsal dinamikler yok edildi.”

“DİYALOĞU SÜRDÜRMEK İSTİYORUZ”

Fransa Ermeni Organizasyonları Koordinasyon Konseyi’nin dün akşam verdiği yemekte konuşan Macron, kararı açıklamasının öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a bilgi verdiğini ve Türkiye ile açık bir diyaloğu sürdürmek istediğini söyledi.

Macron, “İŞID ile mücadele, Türkiye’de insan hakları ve özgürlükler ile soykırım konusunda anlaşmazlıklarımız bulunuyor. Aynı zamanda Suriye’deki siyasi dönüşümün gerekliliği gibi hemfikir olduğumuz konular da var. Türkiye ile diyalog vazgeçilmez” ifadelerini kullandı.

Mezopotamya24– “Soykırım yalnızca tüyler ürperten katliamlardan, nehirlerden cesetlerin akmasından ve vadilerin parçalanmış insan bedenleriyle dolmasından ibaret değil. Soykırım; ölümün tercih edildiği, ölümün kurtuluş olduğu, insanın insanlıktan çıkarıldığı korkunç bir sürgünden; yollarda saldırıya uğrama, açlık, hastalık ve tecavüzden; kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir yaradan, tarif edilemez, telafi edilemez ve bağışlanamaz bir zulümden de ibaret değildir. Soykırım, aynı zamanda soygun, talan, yağma, muazzam bir hırsızlık demektir. Hırsızlık, soykırım kurbanlarının değeri hesaplanamayacak boyutlardaki taşınmaz mallarıyla işlikler, bağlar, bahçeler, tarlalar, konaklar, evler, hastaneler, manastır ve kilise arazileriyle de sınırlı değil….”

“KARAR, DÜNYAYA ÖRNEK”

Fransa Ermeni Teşkilatları Koordinasyon Konseyi (CCAF) kararı memnuniyetle karşıladı. Konsey Başkanı Mourad Papazian Fransa’nın “dünyaya örnek olduğunu” ve “Cumhurbaşkanı’nın verdiği söze sadık kalmasını takdir ettiklerini” söyleyerek kararın doğru yönde atılmış bir adım olduğunu belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron

VAATLERİ ARASINDA YER ALMIŞTI

Fransa, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşanan 1915 olaylarını 2001 yılında soykırım olarak tanımış, 24 Nisan’ın soykırımı anma günü ilan edilmesi Cumhurbaşkanı Macron’un 2017 yılındaki seçim vaatleri arasında yer almıştı.

Mezopotamya24– “Coğrafyamızı çoraklaştıran suçlarla yüzleşmek noktasında ne yazık ki Türkiye halkları çok geç kalmıştır ve bunun bedeli hepimiz için ağır olmuştur. Hedefinde tek ırk, tek din ve tek dil olan tekçi anlayış, homojen bir toplum yaratmak adına Ermenilerden sonra bölgedeki diğer halklara da saldırmıştır. Dersim, Koçgiri, Çorum, Maraş, Sivas, Roboski, Cizre, Sur, Şırnak, Nusaybin, İdil, Kızıltepe, Yüksekova, Silvan, Silopi, Varto ve daha nice katliamlar adeta cezasızlığın ve yüzleşememiş olmanın ağır bedelleri olarak omuzlarımızdadır.”

24 Nisan, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yüz binlerce Ermeni’nin hayatını kaybettiği ve yüz binlercesinin de göçe zorlandığı 1915 olaylarının başlangıcı olarak kabul ediliyor.