Erkan Polat Yazdı: BİR ZAMANLAR SOLUN O GÜVENİLİR DAĞLARINA KAR YAĞMIŞTI……

Alper Taşın Beyoğlu Belediyesine aday olduğunu duyduğumda, nedendir bilmem birden bire on iki eylül öncesine gitti aklım. Siz gençler pek bilmezsiniz, başta büyük şehirler olmak üzere Türkiyenin her tarafında yükselen sol harekete ve işçi sınıfı direnişlerine karşı, sermaye ve çıkar gurupları teyakkuza geçmiş, Natosuyla, Gladyo’suyla, faşist çeteleriyle yani top yekun, devrimci kanı dökmekte, grevlere saldırmakta, sol adına ne kadar aydın,yazar, gazeteci varsa suikastlara uğramakta ve faili mechul suikastlar yapmaktaydı. Sol, aynen bugün olduğu gibi o zamanda saçma sapan ideolojik ayrıntıların içinde boğlup kalmıştı. Çok şükür bugün pek karşılaşılmayan iç çatışmalarda cabasıydı. Devletin o meşhur derin yanı, bir ihtimal olası devrimci duruma karşı kaosu devreye sokmuş ve halk kitlelerinde bir umutsuzluk ve tükenmişlik sendromu yaratmış ve 12 eylül koşullarına başarıyla hazırlamıştı.

O dönemin en havalı popüler hareketi sol yapılanması Dev Yol du. Geniş kitlelerin içinde önemli bir kitleye sahipti. İçinde yer aldığı her toplumsal direnişler eylemler her zaman ses getirmişti. Belkide en büyük gençlik hareketiydi. 12 eylüle doğru hızla giderken, Dev Yol ve çevresi bizlere kendilerinin faşizme karşı direniş cephesi kurduklarını ve gerek askerin, gerek burjuvazinin ve onların para babaları Amerika ve Natonun her hangi bir zamanda karşı devrime yeltenirse, o meşhur direniş komitelerini devreye sokacaklarını ve “onu öyle bir hızla yaparızki faşizim neye uğradığnı kavrayamaz” diyorlardı. Zaten yeterince karamsarlığın hakim olduğu o dönemde, bizlerde (ehh gençlik heycanıyla serde Che olmakta var) azda olsa inanmak istiyorduk. Çünkü içlerinde gerçekten cesur, gözü kara yiğit yoldaşlar barındırıyorlardı. Hele ankarada Dev Yolsuz sol düşünemezdik bile.

Neyse bugüne yeniden dönersek, gerek sosyal medyada,g erek orada burada solun şu dağınık haliyle, asarız keseriz, cesaret edemezler, devrim yakın, karşı devrim çuvalına CHP yi de katarak, solun goşist yanını müthiş gıdıklayan o meşhur romantik sol burnu havada geçilmiyor. Genelliklede bu kesimden Alper Taşa karşı yükleniliniyor. Kürt hareketlerinin tarihi geçmişini bir kenara alırsak ki oralarda Kürtler dünü tekzip eden konumdadırlar, bugün o militan sol kendi haline bakmadan niye bukadar insafsızlaşıyor. Niçin soğuk kanlı ve geniş değerlendirmeler yapamıyor. Bakın ben Alperin devrimci geleneğindeki etkinin Dev Yol tarihine dayandığını biliyorum.

Ama ne Alper nede ben 12 Eylül sabahı evin penceresinden bakarken, ne direniş komitelerine, ne yollara kurulmuş barikatlara rasladık nede o bize şaşalı gösteriş yapan Dev Yolun şehir gerillası abilerini. Bizim kuşak şunu çok iyi biliyorki, sol bir kere daha gericiliğin ve vaşizmin karşısında hazırlıksız yakalandık. Bu konuda onca eleştiriye ve bombardımana tuttuğunuz Kürtler hariç, hepiniz kurbanlık koyun gibi duruyorsunuz. Önümüzde iki seçenek var, ya amansız gericiliğin tuzağına düşmemek için o şöven ve kemalist kitlesine rağmen, CHP nin en geniş kesimleriyle itifak yapmak ve her geçen gün daha net duyulan, irticai faşizmin ayak seslerine karşı önlem almak ve en demokratik duruşu top yekun harekete geçirmektir…

O yüzden her türden türkiye solu ve demokratı bir nisanda faşizmin zaferiyle uyanmak istemiyorsa tüm devrimci ve demokratları desteklemek zorundayız ! CHP ye rağmen gerekirse CHP’yide.. İnanın HDP örgütlülüğü tabanının büyük tepkisine karşın, solun ve demokrasinin zaferi için dik duruşuna devam ediyor. Onca hakaret ve aşağılamalara rağmen HDP türkiyenin geleceği kararmasın diye elinden geleni yapıyor. O yüzden her kes partizanlığı bir kenara itip, Türkiyenin demokrasisi ve yarınları için el ele vermeli ve birlikte hareket etmeli…

Yoksa Ankara, İzmir, İstanbul, Adana sokaklarında bir nisan sabahı çakal ulumalarıyla uyanırız. İşte ozaman bu ülkenin geleceğini kimse garanti edemez..Birlik mi? O çakal ulumaları içinde unutun onu… Herkes birkere, on kere, yüz kere hatta bin kere düşünsün. Çünkü herkes kendi gerekçelerinde haklı ama bu birlikte bir kerede birlikte hareket etmemek için mazeret olmamalı. Yoksa herkes birbirini, eğer hayatta kalırsa ancak toplama kampında görür.. O yüzden İstanbuldaki ve Beyoğlundaki tüm hevallerimin Alper Taşa oy vermesini istiyorum!